Emre Çamalan'ın Kişisel Güncesi

Ben, sen sen olduğun için, benim!

Hayatımı Delipte Geçtin Biliyormuydun!

Hep umuttan tarafım aslında, umut olmalı insanın hayatında, ki zaten umut yoksa yaşanacak birşeylerde yok demektir ne gelirse gelsin önemsiz demektir. Düşün ki bir prenses bekliyorsun, artık o senin için bir umut olmuştur karşına çıkan her olayı ona yaklaşmak için ona yorumlarsın. Sana merhaba diyen bir kıza prenses gözüyle bakarsın, olamaz mı olabilir dersin. Hem değilmidir ki zaten bir insana anlam yüklemek bizim en iyi yaptığımız iş. Değilmidir ki zaten hayatı anlamlandırma çabasıyla sürekli bir koşuşturma yaşamamız. Peki herşeyi biz yönlendiriyor ve biz anlamlandıramıyorsak neden mutluluğa giden yolu bir türlü tutturamıyoruz? Neden umutsuz kalmaya çabalıyoruz kendimize bu işkenceyi yapıyoruz?

Bu konuya da giriş yaptıktan sonra korkarım işin içinden çıkılmaz bir hal alıp yazının sonunda hiç beklemediğim bir yerde bulucam kendimi 🙂

Herkes karşısına çıkan insanlara anlamlar yüklemekte hiç gecikmez aslında ilk merhaba kelimesi onlar için çok derin uzun ve anlamlı hayallerin başlangıcıdır. “M e r h a b a” evet önce kelimedeki harflerin arası yavaşça açılır sonra bu aralar iyice açılır sanki zaman bir an durur ve düşünme payı bırakır ve artık karşındakinin merhabasına anlamlar yüklemek için kendinle başbaşasındır aslında. Yoo yooo tabiki böyle okuyunca noluyor bir merhaba dedik borçlu mu çıktık anlamı çıkabilir ama her insan bir tanıma safhasına tabi tutar her insanı sadece o kadar masum bir tanıma safhası..

Tanımaya başladıkça onları hayatınızdaki yerlerine yerleştirmeye başlarsınız,  çoğu zaman yanılırsınız sonra Hayatınızdaki yerinden çıkartıyorsunuz onu yada yerini değiştiriyorsunuz. Aman Tanrım o da ne siz çıkartmadığınız halde çıkıp gitmek isteyenler olmuş, yapacak birşey yok müsade gitmek isteyenin tabikide gidebilir hiçbir zorluk çıkartmamalısınız hatta gitme kelimesi belki 1 kere belki hiç çıkmamalı sizden ama hayatınızdaki yeri onun gitmesini hiç istememiştir aslında.

Gittikten sonra hayatınızda tuttuğu yerde bir boşluk oluşur. Aman Tanrım o da ne gittiği yerde bir delik oluşturmuş. Oldu mu şimdi yaptığını beğendin mi Hayatımı Delipte Geçtin Biliyormuydun. Hayır tabikide bilmiyorsun nerden bileceksin sen benim hayatımın tümünü görmedin ki hiç, sen benim sadece bir parçamdın ama önemli bir parçaymışsın hiç gitme diye çok sağlam bir şekilde yerleştirmişim seni öyle ki gittiğinde, tam ortasındaki  kuponu kesilmiş bir gazeteye döndüm küçükte olsa bir delik var hayatımda artık eskisi gibi olamam biliyormuydun.
Bilsede değişecek birşey olmazdı aslında gitmek isteyen karar verdikten sonra gider di bu hep böyle olmuştu ve olacaktı. İşte o yüzden belkide Can Yücel bir yazısında öyle sıkı sıkıya bağlanmayacaksın , hiçbirşeyi seninmiş gibi sahiplenmeyeceksin diyordu.

Hayatınızda oluşan delikler kapanmaz sanmayın elbette kapanır bazen zamanla kapanır, bazen birisi aynı şekilde o parçayı tamamlar ve hayatınızdaki boşluklar doluverir bir anda..
Ama insandır bu ne olursa olsun insandır yetinmeyecektir bu kadarıyla tabiki, bundan sonraki kısım tamamen hayatındaki boşluğa sahip kişinin hayal gücüyle orantılıdır. Benim gözlemlerimde buna birkaç yol bulanlar var. İlki hayatındaki boşlukla derbeder olur sonra boşluğu oluşturana bak ne yaptın “Hayatımı Delipte Geçtin Biliyormuydun!” demey tercih edenlerdir. Bu kısım insanlara çok üzülüyorum, acıyı kendilerine takılmış bir ayrılık madalyası olarak görüyorlar yapmayın etmeyin diyesimde geliyor hani… İkinci kısım hayatındaki boşluğu bir şekilde doldurduktan sonra bak ben ne yaptım sen “Hayatımı Delipte Geçtin Biliyormuydun!” ama ben bunu doldurdum sana oh olsun diyenlerdir. Bunlara da çok üzülüyorum sırf bu sözü diyebilmenin kaygısıysa neler yapıyorlar canım yaaa 🙂 Neyse kendi köşesine çekilenler, üzülüp ses çıkarmayanlar, unutup gidenler, hiç durmadan yola devam edenler bunlar dediğim gibi hayal gücüyle sınırlı çünkü insana bağlı olaylar.

Ben mi ?
Ben de böyle yazı yazıp aralara şifre koyuyorum 2 kelimenin arka arkaya gelmesiyle way be emre bana ithaf etmiş bunu da desin istiyorum olamazmı olabilir, hala yazılarımı okuyorsa tabi..
Yada böyle bir cümle kurup okuyucunun sadece ilgisini değil merakını da kendime çekip daha da mutlu olmaya çalışıyorum 🙂

Sonuç mu, sonuçta ben yalnızlığımı çok seviyorum,
Mutlu olmanın binbir tane yolunu buluyorum. Bu yazıdan sonra okuyan herkes tüm yazılarda şifre vardı da biz mi anlamadık diye merakla tekrar okuyacaklar belki bana soracaklar beni daha da mutlu edecekler..

Ama yinede Hayatımı Delipte Geçtin Biliyormuydun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*